Anasayfa Homepage Heim  
 

 
 
 
 
 

 

 

GAZİ VE ŞEHİT AİLELERİ AR-GE MERKEZİ

 

ŞEHİT SERKAN SAĞIR'IN AİLESİ İLE RÖPORTAJ

Belma SABUN
Sabri ÇELEBİ
Merve ÇUKUR
Fulya GÜRER

3. Sınıf Öğrencileri
Sakarya Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri

 

Şehit Serkan Sağır 05.05.1982 tarihinde Karasu ilçesinde doğmuştur. Karasu’nun Resuller köyünde oturan şehit Serkan Sağır ailesinin en büyük oğludur. Şehidimiz 2003 yılında Tunceli'nin Mazgirt ilçesinde Jandarma Komando Er olarak askerlik yapmaktaydı. Şehidimizin babası Yusuf Sağır 1961 yılında Resuller köyünde doğmuştur. Evli ve 4 çocuk babası olan Yusuf Sağır Resuller köyünün muhtarı aynı zamanda da bir bakkal dükkanı işletmektedir.

1)Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

- Şehit Serkan Sağır'ın babasıyım. 1961 karasu ilçesinin Resuller köyünde doğdum. Evliyim ve 4 çocuğum var. Köyümüzün muhtarıyım ve bir bakkal dükkanı işletiyorum.


Şehidimizin annesi LEYLA SAĞIR ve babası YUSUF SAĞIR oğullarının odasında

2)Oğlunuz nerede ve hangi tarihte askerlik yapıyordu?

- Oğlum 2003 yılında Tunceli Malazgirt'te Jandarma Komando Er olarak askerlik yapıyordu.

3) Oğlunuz şehit olduğunda kaç yaşındaydı?

- Oğlum 21 yaşından 15 gün almıştı şehit düştüğünde.

4)Oğlunuz ne zaman ve nasıl şehit olmuştur?

- Oğlum Serkan 21.05.2003 tarihinde Gültepe Keşif gözetlemesi sırasında başlayan çatışmada atılan bombayla kendisine denk gelen şarapnel parçasıyla ağır yaralı olarak komutanları tarafından Elazığ Devlet Hastanesine götürülmüş ve orada hayatını kaybetmiştir.

5)Oğlunuzun şehit olduğu haberini nasıl aldınız?

-Şehit haberini ağabeyimin büyük oğlundan dolaylı yollarla öğrendim. Oğlum ilk etapta yaralı olarak hastaneye götürülmüş ve orada vefat etmiş. Ben o sırada Avusturya'da olduğum için yanına gidemedim hemen ama öğrendiğim andan itibaren oğlumun başında olan komutanıyla irtibat halindeydim. Yaralandığı haberini aldıktan sonra hemen dönmek için yola çıkmıştım aradan 10 saat geçtikten sonra oğlumun vefat ettiğini ve Tunceli'ye gitmeme gerek olmadığını söylediler. Ben köye geldiğimde henüz şehidimiz gelmemişti ve kimsenin haberi yoktu. Ben vurulduğu andan beri haberdardım fakat bunu eşime söyleyemedim.


Şehidimizin üzerindeki kıyafetleri

6)Oğlunuzla en son ne zaman konuşmuştunuz?

-Oğlumla şehit olmadan 2 gün önce telefonla görüşmüştüm. Paça çınar Kırsalına operasyona gideceklerini söylemişti ve 1 hafta sonra izne gelecekti.

7)Şehit haberini aldığınız anda ki duygularınız nelerdir?

-O anki duygular inanın anlatılmaz. İnancımız gereği şehit babası olmak güzel bir şey ama 21 yaşındaki bir evladı kaybetmekte bir o kadar zor bir şey. Allah başa vermesin ama duyguları anlatmak mümkün değil. Şöyle de bir şey var ki oğlum şehit olmadan bir gece önce içimde bir sıkıntı vardı. Sanki kendim kurşun yemiş gibi hissetim. Yanımda yabancı bir arkadaşım vardı o da bu halimi anladı ne olduğunu sordu tabi ben bunu hiçbir şekilde oğlumun şehit olmasına yoramadım. Zaten yurt dışında olduğumdan dolayı herkesten uzaktaydım sıkıntımın sebebi şehit olan oğlum Serkan diyemesem de bir şey olacağını hissetmiştim.


Şehidimizin mezarı

8)Sizce toplum olarak şehidimize sahip çıkıyor muyuz?

-Kesinlikle çıkıyorlar. Toplum olarak da çevre olarak da şehidimize o günden itibaren ilgi var. Her yıl mevlitlerde de, anma törenlerinde de vatandaşımızın ilgisi büyük bizi yalnız bırakmıyorlar. Yoldan geçenler bile Şehidimizin mezarına gidip dualarını eksik etmiyorlar.

9)Devletten ya da resmi kurumlardan maddi manevi gerekli destek ve ilgiyi görüyor musunuz?

-Tabi ki de destek görüyoruz. Devletimiz bu konuda maddi olarak aylık 650 TL anneye, 650 TL babaya maaş veriyor. Ve her yılın 2. ayında 1500 TL anneye 1500 TL babaya bir ikramiye veriyorlar. Hatta küçük oğluma devlet dairesinde iş imkanı sunuldu.

10)Devletimizden bir isteğiniz beklentiniz var mı?

- Artık isteklerimiz abartı boyutunda olur. Her konuda hiçbir eksiğimiz olmuyor. Bayramlarda da törenlerde de ön saftayız. Yalnız köyde vatandaşlarımızın kullanabileceği şehidimizin adına bir hayrat yaptırılabilir.

11)Resuller köyünde başka şehidimiz var mı?

- Hayır, oğlum Serkan Resuller köyünün ilk şehidi, Karasu’nun 19'uncu, Sakarya'nın 119'uncu şehididir.

12)Şehit ailelerine bir mesajınız var mı?

-Biz kocaman bir aileyiz. Bir vatandaşımızın şehidi hepimizin şehididir. Sonuçta bir vatan evladı hepimizin evladıdır.

13)Şehidimizin adına sizin de eklemek istediğiniz bir şey var mı?

-Oğlum Askere gitmeden önceki odasını 12 yıldır onun özel ve askeri eşyalarını bir araya getirerek tahsis ettik. Odada Türk bayrağı, oğlumuzun askerde kullandığı eşyalar, kıyafetler ve çektirmiş olduğu fotoğrafları ile askere gitmeden önce kullandığı kişisel eşyaları, şehit olduktan sonra cenaze töreninde çekilen fotoğraflar ve gazetelerde çıkan haberleri sergileyerek, oğlumuzun anısını yaşatmaya çalışıyoruz.

Evlat acısını Allah kimseye nasip etmesin, Türkiye’nin hepsinin bildiği gibi artık bu terör bitsin artık bu savaş bitsin artık kan akmasın. Bizler ağladık bizler yandık bizlerden sonra artık hiçbir annenin hiçbir babanın yüreği yanmasını istemiyorum. Başka annelerin içi yanmasın artık.

14.) Şehidimizin annesi olarak sizi de dinlemek isteriz Leyla hanım;

Şehit Serkan Sağır'ın annesiyim. Ev hanımıyım 4 çocuk annesiyim. Serkan’ım da nişanlıydı askerden dönünce evlenecekti. Evladımın ikinci görev yeri olarak Tunceli'ye gönderilmesi içime bir ateş düşürdü, oğlumun oradan geri dönemeyeceği sanki içime doğmuştu. Hatta kayınvalideme bile hep söylerdim evladım oradan bana sağ salim gelemeyecek diye. Neticede şehit oldu. Oğlum öldükten sonra sıkça rüyalarımda gördüm. Hala da görüyorum. Ama şehitler diridir. Bunu bir olaydan dolayı idrak ettim.

15.) Bu olayı bize anlatabilir misiniz?

-Küçük eltimin torunu var, oğlum Serkan şehit olduğunda 4 5 yaşlarındaydı ismi de Gül. Şehit olan oğluma amca derdi. Evladım şehit olduktan sonra bizde küçük çocuk olmadığı için eltimin torunu Gül bize sık sık gelirdi. Bir gece biz evde yokken Gül'ün annesi Gül'ü bizim eve bir şey alması göndermiş. Annesi ışıklar yanmıyor dese de Gül ben giderim demiş ve bizim eve gelmiş. Çocuk bizim eve geldiğinde biri ona ışıkları yakmış ve karşısına şehit olan evladım Serkan çıkmış ve çocuğa '' sen kimsin'' diye sormuş. Çocuk da ''ben Gül'üm amca'' demiş. sonra oğlum Serkan ''sen ne kadar büyümüşsün ama beni gördüğünü sakın kimseye söyleme'' demiş çocuğa. Tabi çocuk da bunu ailesine anlatmış bizde öyle öğrendik.

16.) Gördüğünüz rüyaları bizimle paylaşabilir misiniz?

Evladımı hep güzel görüyordum rüyamda ama çok ağlıyordum, bir gece rüyamda şöyle gördüm onu da anlatayım size;-Bizim ailemiz çok kalabalıktır. O kalabalık aileyle birlikte bir yere gitmişiz, ortada yeşil bir su karşıda da yemyeşil bir çayır vardı. Şehit evladım da yatmış çayıra bende onu gördüm eltilerime '' bakın şu karşıda yatan benim Serkan'ım. Şu ortadaki su da benim gözlerimin yaşı. Ben bu sudan geçip de yavrumun yanına gidemiyorum.'' diyordum.

17.) Şehidimiz adına eklemek istediğiniz bir şey var mı?

- "Bizler yıllarca ağlıyoruz artık başkalarının ağlamasını istemiyoruz, on iki yıldır ağlıyoruz hala ilk gündeki gibi bir anne olarak acısını hissediyorum. Artık bu kan dursun şehit annesi olarak bizim yüreğimiz yandı içimiz yandı, başka annelerin içi yanmasın yüreği yanmasın, acısı çoktur insanın evladının. Sonuçta şehit olan evladımızdır."