Anasayfa Homepage Heim  
 

 
 
 
 
 

 

 

05 OCAK 2015

 

TASAVVUFÎ SOSYAL HİZMET Kitabı Pek Yakında Okuyucularıyla Buluşacak

Prof. Dr. Ali Seyyar’ın Ocak 2015’te kitap raflarında yer alacak son eseri “Tasavvufî Sosyal Hizmetler” kitabına ilgi büyük olacağı tahmin edilmektedir. Çünkü kitapta ilk kez İslâm dininin genelde kişilerin manevî ve ahlâkî gelişimlerinin bir alanını teşkil eden tasavvuf ile bir sosyal bilim ve meslek dalı olan sosyal hizmetler bir bütünlük içinde somut uygulamalı örnekleriyle ele alınmıştır. Ali Seyyar’ın şu ifadeleri konunun orijinalitesini ortaya sermektedir:

“Bilinenlerin aksine ve şaşırtıcı bir şekilde tasavvuf, sadece züht, takva ve zikir gibi ibadetlere yer vermemiş aynı zamanda toplumsal ahlâk sorunlarıyla da ilgilenmiş ve bu doğrultuda sosyal hizmetler uygulamıştır. Tasavvufî sosyal hizmetin veya daha kısa adıyla Sosyal Tasavvuf’un temsilcileri olan sûfîler, sosyal hayatta değişik sebeplerden dolayı muhtaç duruma düşmüş sosyal risk gruplarına yönelik pedagojik terbiye ve sosyal rehberlik çerçevesinde manevî danışmanlık ve rehabilitasyon gibi hizmetlerde bulunmuşlardır. Dolayısıyla tasavvufun, kişilerin manevî terapisine ağırlık veren kendine has sosyal hizmet ilke ve yöntemlere sahip olan bir sosyal meslek dalı olduğu da söylenebilir.”

Kitabın basımından önce Ali Seyyar’ın bu farklı eserini tetkik eden Marmara Üniversitesi öğretim üyesi ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. Faruk Beşer de kitap ve yazarı hakkında “Ali Seyyar’ı Tebrik Ve Takdir Etmek Bir Borç” başlığı altında şunları yazma ihtiyacı duymuştur:

“Gayreti, heyecanı ve eski tabirle velûd bir ilim adamı oluşuyla tanıdığımız Değerli dostumuz Prof. Dr. Ali Seyyar, bu çalışmasıyla bir ilke daha imza atmış gözüküyor. Gerçekten de tasavvufu önemli özelliklerinden biri ile keşfedip araştırmasına konu edinmeyi başarmış. Doğrusu, keşke bunu bir ilahiyatçı yapsaydı diye imrenmedim değil. Ama din sadece indirilen ayetleri anlamak değil, aynı zamanda kevnî ayetleri de, bu arada toplumu da okumak, anlamak, yorumlamak ve yönlendirmektir. Bu yönüyle Dr. Ali Seyyar’ın yaptığını da bir ayet okuma olarak görebiliriz.

Bu güzel eser, henüz yeni sayılan Sosyal Hizmet kavramının güzel bir özet tanıtımını vermekle de yararlı bir iş yapmış. En azından bu kadarını özellikle ilahiyatçıların da bilmesi gerekir diye düşünüyorum. Eser, tasavvufu Sosyal Hizmet yönüyle keşfetmesi açısından takdire şayan. Doğrusu yazar, örnekleri de iyi yakalamış.

Elbette Sosyal Güvenlik, Sosyal Hizmet, Sosyal Yardım gibi kavramlar bizim tarihimizde yok. Bunlar çok yeni ve ihtiyacın doğduğu ortamlarda zorunlu olarak ortaya çıkmış kavramlar. Bu açıdan Tasavvufi Sosyal Hizmet kavramı garip karşılanabilir. Ama bunu; bu gün sosyal hizmet denen şeye tasavvufta bir karşılık bulabilir miyiz sorusunun cevabı olarak düşünürsek isimlendirmenin anlamlı olduğunu görürüz. Kaldı ki, bu kavramların anlattığı ve yapmak istediği şey her zaman var olagelmiştir.

Elbette, tasavvuf bir Sosyal Hizmet kurumudur, yargısı oldum olası doğru olmaz, ama onun Sosyal Hizmetlere katkıda bulunduğu da açıktır ve bu çalışma bunu ispat etme konusunda başarılıdır.

Dünya nüfusunun %18'inin ve Türkiye nüfusunun %15'inin engelli olduğunu hesaba kattığımızda tasavvufun Sosyal Hizmetlerdeki yerini bilmemiz çok anlamlı olur. Çünkü bu problemin halli için sadece hukuki düzenlemelerin yetmeyeceği, ahlaki ve dini değerlerin de devreye sokulması gereği, sadece maddi açıdan baktığımızda bile açıktır.

Son olarak Dr. Seyyar’ın meseleye tasavvuf açısından bakması, bize göre onun her çeşidiyle tasavvufu tebriye etmesi (temize çıkartmak istemesi) anlamına gelmez. Sadece sahih tasavvufun Sosyal Hizmetlere katkısını anlatır. Eser bu açıdan hedefine ulaşmış sayılır. Dr. Ali Seyyar’ı bir kez daha takdir ve tebrik ediyorum. Bu onun zaten hakkı.”