Anasayfa Homepage Heim  
 

 
 
 
 
 

 

 

15 EYLÜL 2013

 

Siirt’te Uluslararası Sosyal Bilimler ve İbrahim Hakkı Sempozyumu Düzenleniyor

 

Tillo Işık Hadisesi Bilim ve Kültür Günleri çerçevesinde 23-25 Eylül 2013 tarihler arasında Siirt Valiliği ve Siirt Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenecek “Uluslararası Sosyal Bilimler ve İbrahim Hakkı Sempozyumu”na Sakarya Üniversitesinden Prof. Dr. Ali Seyyar ile Yard. Doç. Dr. Sezai Küçük katılacaktır. Ali Seyyar, “İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetnamesinde Tasavvufi Sosyal Hizmet” tebliği ile tasavvuf ve sosyal hizmet ilişkisini İbrahim Hakkı hazretlerinin en büyük eseri olan Marifetname’den yola çıkarak ortaya koyacaktır. Sezai Küçük ise “Erzurumlu İbrahim Hakkı'ya Mevlana'nın Tesirleri” başlığını taşıyan tebliği ile Hz. Mevlana’nın İbrahim Hakkı hazretlerinin üzerindeki manevî etkisi ele alınacaktır. İbrahim Hakkı hazretlerinin Marifetname’yi kaleme alırken, çok değişik kaynaklardan yararlandığı bilinmektedir. Bunların başında Hz. Mevlana’nın Mesnevi’si gelmektedir.

 

İbrahim Hakkı Hazretleri Kimdir?

1703 senesinde Erzurum’un Hasankale kazasında dünyaya gelen İbrahim Hakkı hazretleri, Osmanlı’nın gerilemeye yüz tuttuğu ve Batı’da aydınlanmanın başladığı 18. yüzyılda yaşamış ünlü bir sûfî âlimdir. İslâm ilimleri ve tasavvuf üzerinde yoğunlaştığı gibi, fizik, astronomi, astroloji, hendese (matematik) gibi tabii ilimler alanında çalışmalar yapmış, zamanı ve mekânı çok iyi tâkip eden bir âlimdi. Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri, muhabbetin yanında marifetle evreni-âlemi okumak-tanımak ve oradan da Rabb’ı tanımak için yol ve yöntem geliştiren önemli bir gönül dostudur. Marifet bilgisine ulaşma yolunda pozitif bilimleri kullandığı gibi, ehli-sünnet inancı doğrultusunda hadis ve tasavvuf kültüründen de yararlanmıştır. Düşüncelerinin temelini, marifetullah olarak adlandırdığı Allah’ı bilme, muhabetullah olarak adlandırdığı Allah’ı sevme ve sosyal ahlâk ilkeleri içinde barındıran kâmil insan olma üzerinde kurmuştur. 1780 yılında vefat eden İbrahim Hakkı hazretlerinin, Nakşibendiyye ve Kadiriyye tarikatlarının bir temsilcisi olması hasebiyle zahirî ve batınî ilimler alanında marifet kesbetmiş bir irfan ve gönül insanı olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

Sempozyum Programı

23.09.2013 PAZARTESİ

05:00-07:00 Işık Hadisesi

07:00-09:30 Kahvaltı

10:00-12:00 Kale – Tillo Sosyal Program

Şehir Turu

12:00-13:30 Dinlenme-Yemek

13:30-14:00 Sempozyum Kayıt

14:00-15:00 Açılış Konuşmaları

Siirt Üniversitesi Rektörü

Siirt Valisi

20:00-22:00 Açılış Yemeği

 

Program Akışı

Daha fazla bilgi için bkz.:  http://usbihaks.siubasin.com

 

İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetname’sinde Tasavvufî Sosyal Hizmet

Prof. Dr. Ali Seyyar

ÖZET

Amaç: Maddî ve manevî bilimleri bir bütünlük içinde ele almış olmanın ötesinde tasavvufî eğitimden geçmiş olan İbrahim Hakkı Hazretleri, en ünlü eseri olan Marifetname’sinde insanın gönül terbiyesine yönelik önemli tespitleri ve tavsiyeleri bulunmaktadır. İnsanın manevî risklere karşı tedbir içerikli koruyucu eğitimine yönelik bu sosyal pedagojik yaklaşımlar, bir bilim ve meslek dalı olan modern sosyal hizmet çerçevesinde değerlendirilebilir. Tebliğimizin amacı da İbrahim Hakkı Hazretleri’nin tasavvufa dayanan (manevî) sosyal hizmet anlayışını, pozitivist (seküler) sosyal hizmet ilke ve uygulamalarıyla mukayese etmek olacaktır.

Araştırma Yöntemi: Tebliğimizde mürşid-i kâmil İbrahim Hakkı Hazretlerinin, Marifetname’sinden yola çıkarak, kişilerin sosyal gelişimine yönelik manevî danışmanlık ile ilgili tavsiyeleri, kendileriyle ve çevreleriyle sorunlu insanların manevî ve sosyal rehabilitasyonlarına yönelik açıklamaları, modern sosyal hizmet yaklaşımlarıyla kıyaslanarak ele alınacaktır.

Bulgular: Tasavvuf geleneğinden gelen İbrahim Hakkı Hazretleri, sosyal sapmaların ve hastalıkların sebebini, kişilerin nefsanî-şehvanî terbiyedeki ve kalbî duygulardaki eksiklikte görmektedir. Dolayısıyla insanın manevî ve sosyal hayatını tehdit eden değişik risklere karşı irfan merkezli riyazet ve mücahede gibi kişisel gayretler, tasavvufî sosyal hizmetlerin koruyucu yöntemleri olarak görülebilir. Diğer yandan nefsine uyup manevî ve sosyal sapmalar içinde günah işleyenlerin ıslah ve hidayetine yönelik uhrevî ceza uyarıları, vicdanî muhasebe, pişmanlık, tövbe-istiğfar ve dua gibi yaklaşımlar da tasavvufun rehabilite edici yöntemleri olarak değerlendirilebilir.

Sunuş ve Tartışma: Arayış içinde olan modern sosyal hizmetler, yöntem ve uygulamalarıyla muhatapları üzerinde arzu edilen etkiyi tam olarak sağlayamadığı için, son yıllarda tartışılır hâle gelmiştir. Bu bağlamda post-modern çağda yaşayan mutsuz insanların sorunlarına tasavvufî anlamda sistemli bir şekilde çözüm üretecek yeni bir sosyal hizmet anlayışına ihtiyaç vardır. Anadolu velilerinden olan İbrahim Hakkı Hazretleri’nin tasavvufî sosyal hizmet düşünceleri, bu anlamda kişilerin dünyevî ve uhrevî saadetlerinin teminine yönelik önemli bir açılımdır ve sosyal bilim dünyasına kazandırılması amacıyla mutlaka müzakere edilmelidir.

Anahtar Sözcükler: Tasavvuf; Sosyal Pedagoji; (Manevî) Sosyal Hizmet; (Manevî ve Sosyal) Rehabilitasyon.